Erginbay Uğurlu ile Blockchain Teknolojisinin Kullanım Alanlarını Konuştuk

Sektörde olup bitenleri deneyimli kişilerin gözünden aktardığımız röportaj serimizin yeni bölümünde konuğumuz Prof. Dr. Erginbay Uğurlu’ydu. Yapmış olduğu çalışmalardan dolayı blockchain teknolojisiyle tanışan Erginbay Bey, blockchain hakkında yaptığı okumalar ışığında Türkçe bir dergide yazmaya başlamıştır. Oluşan birikimlerin ışığında Blockchain Kullanım Alanları kitabını yayımladı.

Davetimizi kabul edip bizlerle bu keyifli sohbeti gerçekleştirdiği için Digicentralized ekibi olarak kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Blockchain Teknolojisini Kullanmanın Temel Faydaları Nelerdir ve Diğer Teknolojilerle Nasıl Karşılaştırılır?

Blockchain temel faydaları hangi sektörde kullanıldığına göre değişiyor. Yani genel olarak faydaları diyemiyoruz ama blockchain’in özelliği dersek; dağıtık bir muhasebe defteri kullanıyor olmasını gösterebiliriz. Bu da ne işe yarıyor; işte benim ilk gördüğüm güneş enerjisindeki örneğini düşünelim ve biz her zaman belli bir merkezi otoriteye bağlıyken kendi kendimize alım satın yapabiliyoruz, kendi kendimize ürettiğimizi pazara sunabiliyoruz. Bununla birlikte daha çok bilinen finansal kısma bakalım. Mesela nesnelerin interneti diye bir şey var. Bunu biz hatta kullanıyoruz gibi evimizde falan, tabii gelir seviyemiz arttıkça daha çok kullanıyoruz. Evimiz akıllı ev oluyor ama bu, bu kadar halk arasında konuşulmuyor ve ilginç bir şey aslında yani akıllı ev de. Ama bu neden halk arasında konuşulmaya başlandı; çünkü finansal olarak hayatımıza girdi. Bir de şöyle hikayeler çıktı. İnsanlar en sevdiği hikayeler bunlar, adam Bitcoin almış. Bitcoin hatırladığım kadarıyla 54 bin dolara kadar çıktı diye hatırlıyorum doğru hatırlıyorsam. Bunları duyunca tabii blockchain daha çok duyuldu ve sanki sadece finansta kullanılır gibi bir izlenim doğdu.

Yine sorunun cevabına gelirsek de temel faydaları finansta aracısız işlem yapıyoruz. Bankaya para yatırıyoruz, banka bu paranın kaç lira olduğunu da biliyor, yönetimine de sahip; yani yönetemez tabi ama hani bir anlamda o paranın üstünde etkisi var gibi. Biz kendi paramızı kimseye söylemeden ve daha güvenli bir şekilde mesela Türkiye’de birkaç kere birkaç bankada yaşandı bu sitelerine giremedik işlem yapamadık. Yani saldırıya uğrayabiliyor ama işte blockchain’de zinciri bozamıyorsunuz. Fakat tabii ben bunu bekliyordum, bekliyordum derken ilk çıktığında yani nasıl blockchain teknolojisi geliştiyse bunu da hackleyecek veya bunu da bozacak, bunun da içine girecek bir teknoloji gelişir herhalde diyordum. Ki blockchain borsalarında da hackleme olayları yaşandı. Hatta buraya çıkacağım için biraz baktım, bir yere not etmiştim 3,8 milyar dolar diye hatırlıyorum. Bitcoin’den hacklenerek dolandırılan daha doğrusu ele geçirilen kaybedilen para miktarı 2023’te. 2022’de de yine ona yakın bir para varmış yani. Yani güvenli falan diyoruz ama nasıl blockchain’i birisi geliştirdiyse diyelim ürettiyse kelimesi yanlış olur. Onu bozacak, onun içine dahil olacak hackleyecek bir şeyler de geliştirilmeye başlandı ama yararlarımız temel olarak merkezi olmaması ve şeffaf ve işte ne kadar hacklenirse bir zincir olduğu için güvenli olması, bu zinciri bozmak, bu zinciri kırmak kolay değil; bu blokların içine girip blokları bozmak böyle söyleyebilirim.

Bugün Baktığımızda Blockchain Teknolojisinin En Önemli Uygulamalarından Bazıları Nelerdir?

Sizin hangi sektörle ilgilendiğinize bağlı bu biraz. Yani şöyle bir örnek vereceğim, mesela bir belgesel izlemiştim. Belgesel nanoteknoloji ile ilgiliydi ve nanoteknolojinin tıptaki gelişmeleri ile ilgiliydi. İşte bir nanoteknoloji ile bir cihaz gözle görülebilecek bir şey değil; mikroskopla falan görülebilecek bir şey yapıyorsun. İnsan vücuduna koyuyorsun ve orada bir şeyler yapabiliyor. Yani bir aksayan şeyi gideriyor, bunu anlatıyordu belgesel. Oradaki adam diyor ki nanoteknoloji bütün dünyayı değiştirecek. Sonradan onunla giysiler yapıldı, üstüne bir şey döküyorsun o temizleniyor kendi kendine bu çok ilginçti mesela. Ama bundan çok kısa bir süre sonra kitap okudum bir tane. Necmi Gürsakal’ın Büyük Veri diye bir kitabı vardı. O kitapta da büyük veriden bahsediyordu. Büyük verinin ne kadar önemli bir şey olduğu, dünyayı nasıl değiştireceği ki o da değiştiriyo. Mesela Google topladığı verilerle hatta seçimlere bile müdahale edildiğini müdahale edildi demeyelim de o yanlış olur. İnsanların seçimlerde verecekleri kararı değiştirecek şekilde işte Facebook ve diğer kanallar üzerine haberler çıkarıyorlar. İnsanların düşünceleri değiştirilmiş olabiliyor yani ne ilginç değil mi? Şimdi şuna bağlamak istiyorum. Siz verilerle, istatistikle ilgilenen bir insansanız büyük veri sizin için çok önemli bir şey; tıptaysanız mesela işte nanoteknolojide yaptığınız aletler veya işte cihaz ne diyorsanız.

Şimdi blockchain teknolojisinin en önemli uygulaması dediğimizde sizin sektörünüze göre değişiyor. Siz enerji sektöründeyseniz ve enerjideki uygulaması sizin için çok önemli geliyor, finanstaysanız finanstaki çok önemli geliyor ama tabi finans bütün hepimize ilgilendiren bir konu olduğu için o ağır basıyor. Bana sorarsanız benim ilk karşıma çıkan bu blockchain’i tanımamı sağlayan; Transactive Grid şirketi, Consens şirketi ve Allow Tree enerji şirketi. Bunlardan biri enerji şirketi, biri enerji danışmanlığı şirketi, biri de ethereum blok zinciri ile ilgili bir şirket. Yani hepsi enerji şirketi değil. Bunlar birleşerek insanların kendi güneş enerjisi panellerinde ürettikleri enerjiyi bir mikro şebekede buluşturup, birbirlerine satabildiği veya birbirlerinden alabildiği bir sistem kurmuşlar. Dünya çapında kurulabilir mi bilmiyorum ama yerel anlamda düşünürsek, küçük bir kasabada, küçük bir köyde; artık bir aracı elektrik kurumuna ihtiyaç duymadan elektrik transferi yapılabildiği, insanlar kendi elektriği ürettiği bir sistem. Benim düşüncem alanıma girdiği için en önemli uygulama bu olarak düşünüyorum. Mesela biz ne yapıyoruz, doğalgazı okumaya gelene okumak parası veriyoruz, işte elektrik için iletimine ayrı para veriyoruz, işte okumasını ayrı para veriyoruz, kaçağına ayrı para veriyoruz ama biz kendimize bir mikro şebeke kuruyoruz kendi elektriğimizi üretiyoruz yan komşu fazla kullanıyor mesela yetmiyor, o bizden artanı kullanıyor.

Procumer diye bir kavram var o giriyor devreye. Producer ile Consumer’ı birleştirmişler. Hem üreten hem tüketen insan. Procumer’a çok güzel bir örnek oluyor. Bu açıdan bence benim açımdan bu önemli bir uygulama. Başka birisine girip başka bir örnek gösterebilir. Bir de ikinci bir şey gördüm. O da bence önemli olacağını düşünüyorum. Eliptik diye bir şirket var bu da blockchain güvenliğini sağlanması için bir şirket. Kara para aklama, artık tabi bunun nasıl denetliyorlar, bu da yine bir bilişim teknolojisini bilen birini anlatacağı bir şey. Bu kara para aklamada kullandığı söyleniyor Bitcoin’in. Burada ne kadar kara para var, bunları algılayan, onları işte bildiren, sistemli müdahale olursa engelleyen bir teknoloji geliştirmişler. Bence zaten birazcık hani blockchain oturdu, işte bu borsalara saldırılar başladı. Bundan sonra işte bu Eliptik gibi blockchain’in güvenliğini koruyacak şirketler önemli olacak diye düşünüyorum.

Blockchain Kullanım Alanları Kitabınızın Bir Bölümünde “Blockchain teknolojisinin bir sektörde kullanımının etkileri, sektörü kısa dönemde etki ve uzun dönemde etki olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kısa vadede blockchain sektöründeki süreçleri düzene koyacak bir araç olarak görev görürken, uzun vadede sektörün piyasa yapısını yıkıcı bir etkiyle dönüştüren bir gelişme olarak karşımıza çıkmaktadır.” Diyorsunuz. Blockchain Teknolojisinin Piyasa Yapısını Yıkıcı Bir Etkiyle Dönüştürmesini En Çok Beklediğiniz Sektörler Hangileri?

Burada yine önce yıkıcı etki olayına girmek istiyorum. Şimdi bu işletme veya o alanda pazarlama falan da kullanılan bir şey bu yıkıcı etki. İktisatta var yaratıcı yıkım Schumpeter’in. Şimdi o öbür işletme açısından bakarsak bizim için tabii yıkıcı demek yani biz gerçekten bir etki gösterdi ve ne diyelim pazarı veya sektörü büyük bir değişim yarattığı için diyoruz ama her bilim alanının da bir terminolojisi var. Bir şeyin yıkıcı olması için onun girdiği pazardaki yerel yani yerel dediğimiz küçük, daha yeni çıkmış firmalara, şirketleri daha önemli hale getirip, müşteri çeken bir hale getirip; yerleşik yani büyük, daha eskiden beri oyuncu olanları ortadan kaldırması gerekiyor. Mesela finansta düşünürsek, finansta artık baya yerleşti blockchain. Bitcoin, kripto para cüzdanlar var, kripto para cüzdanlarla alışveriş yapanlar var. Bayağı bir yerleşti daha çok Amerika’da falan. Hatta işte artık Instagram’da falan videolar izliyoruz adam gidiyor kripto para çekiyor, ATM gibi bir şeyden ödüyor falan görmüşsünüzdür belki. Ama buna rağmen finans alanındaki yerleşmiş oyuncular yani işte bankalar vesairelerde hiçbir yıkıcı etki gözlenmiyor, yok oldukları gözlenmiyor. Bu etki yıkıcı mı yoksa düzenleyici mi bu konuda tartışmalar var.

Bilimsel alana geldiğimiz zaman birazcık da tartışmalar artıyor. Bana sorarsanız bunun finansta pek bir yıkıcı etkisi olmayacak gibi görünmeye başladı. Hatta diğer bankalarda işte blockchain’in kullanan var. Mesela ne yapacaklar müşterilerin bilgilerini blockchain ile saklamaya başlayacaklar, daha güvenli hale gelecek, saldırılara karşı daha iyi korunaklı olacaklar belki. Ama benim düşüncem mesela Uber’i düşünün, Uber uygulamasının blockchain üzerinden yapıldığını düşünüyorum. Zaten biraz yine orada da şey gizlilik açısından değil ama merkeziyetsizlik açısından benzer bir şey var. Bu tür işte seyahat uygulamaları falan gibi bir şeyin aracıyla satın aldığımız mesela marketten bir şey alıyoruz, kurye kullanıyoruz veya işte bir yere seyahat edeceğiz, bir taksi çağırıyoruz. Bu tür şeylerde mesela artık taksi durağına gerek kalmayacak blockchain’li varsa her şeyde şeffaf, güvenilir bir şekilde kendiniz hiçbir aracı olmadan çağırabileceksiniz. Benim düşüncem bu tip yerlerde daha yıkıcı etki olup yerleşik kullanıcıları sektörden atabileceğini düşünüyorum. Finansta artık pek yıkıcı bir etki yapmayıp, dönüştürecek onu daha iyi bir hale getireceğini düşünüyorum.

Blokchain’in Gelecekte Gelişen Rolünü Nasıl Görüyorsunuz? Sizce Hangi Yeni Uygulamaların Ortaya Çıkması Muhtemel?

Şimdi şey söylemek istiyorum, blockchain’in biraz abartıldığı bir yerde var. Mesela bir siyasetçi çıkıyor, işte blockchain’i ülkemizde kullanmalıyız falan diyor. İşte Twitter’da bakıyorum bizi de anlayan bir siyasetçi çok iyi ya bu blockchain’i getirsin ülkeye gibi. Blockchain sanki ya şöyle bir şey mesela tıpta kullanalım, biz bu hastanelerde kullanalım mesela bizim sağlık sisteminde sorun olduğunu düşünelim. Ne doktorunun eğitimini iyileştirecek blockchain ne doktor sayısını arttıracak; ne yapabilirsin mesela insanlar sıra alırken blockchain sisteminden sıra alır, sıra alma düzelir veya işte sonuçlarına blockchain sistemi üzerinden görür tabi orada da şeffaflık var, herkes herkesin sonucunu görmüş gibi bir şey ona göre bir şey geliştirmeleri lazım. Yani blockchain o sektörü tamamen düzeltecek bir şey değil. O sektörün bir yerinde kullanılabilecek bir şey. Yani genişleyen rolü derken o sektörün ilgili alanında kullanılır; hastanede verdiğim örnek gibi. Mesela muhasebe alanında büyük bir dönüşüm yapabilir, çünkü zaten bir merkeziyetsiz muhasebe defteri tutuyor diyoruz ama işte mesela eğitim sektöründe blockchain kullanımı. Eğitim sektöründe blockchain’i nasıl kullanabiliriz? Düşünelim. Hangi sınıfa gideceğini göreceğim, işte notlarımı göreceğim bir sistem üzerinden yapılabilir ama orada da zaten gizlilik önemli. Yani şöyle bir şey değil yani blockchain bir sisteme veya bir sektöre koyduğumuz zaman sanki o sektör bir sihirli değnek vurulmuş da düzelecekmiş gibi konuşulduğu durumlar oluyor. Öyle bir şey olmadığı da anlaşılması lazım bunun, bu böyle bir sihirli bir şey değil, düzenleyici bir şey.

Mesela işte bu okulda notların görülmesinde hani merkezi olmayan, şeffaf not görülmesini istemeyiz biz artık. Ben öğrenciyken notlar duvara asılırdı, hepimiz toplanırdık duvarda işte notlarımıza bakardık falan. Hatta bir arkadaş var tam mezun oluyordu, birine sormuş notunu o da geçtin demiş. Meğerse o kalmış, o geçtim diye sevinirken birden öğrendi ki alttan bir dersi varmış, arkadaşı yanlış bakmış. Neyse şimdi şöyle bir şey oldu kişisel verilerin korunma kanunu falan var biliyorsunuzdur, o da biraz ilgili ve önemli yazılım sektöründe. Kimse kimsenin notunu görmemeli, bu sayede gizlilik lazım yani herkes kendi notunu görüyor. Blockchain’de şeffaflık var mesela kullanılamayabilir. Sorunun fazlada kapsamından çıkmadan, konuştukça insanın bazen de başka şeyler geliyor aklına. Bence artık her sektöre eklemlenebilir bu blockchain. İsteyenler bunu yapabilir ama bence bu saldırıların başlamasından sonra yani artık her şeyin dolandırıcı kısmı var, açığını yakalama kısmı var. Zevk için site hackleyen insanlar var biliyorsunuz veya kendini ispatlamak için. Bence birazcık blockchain’in güvenliği ile ilgili geliştirmelere yönelik bir şeyler olacak veya olmalı diye düşünüyorum. Sektör oraya doğru gidecek; mesela bu sefer blockchain’in güvenliğini sağlayan şirketler para kazanmaya başlayacak, onların hisseleri işte olacak belki borsada. Benim düşüncem böyle.

Blockchain Teknolojisinin Kullanımıyla İlgili Zorluklardan Bazıları Nelerdir ve Bunları Nasıl Ele Alabiliriz?

Blockchain kullanması zorlukları dersek, biz mesela kripto para alıp sattığımızda, orada işte bilişim teknolojisi ile uğraşan birileri var. Onlar madencilikle vesaire ile o kripto parayı bize çıkarıyorlar, biz alıyoruz. Yani kullanıcı açısından bir zorluk olacağını düşünmüyorum, yani kullanıcı çünkü o zorlukları yaşamıyor. Zorlukları bunun bilişim altyapısını hazırlayanlar yaşıyor. Orada da neyi konuşabiliriz. Blockchain’in avantajları var, dezavantajları var. Şimdi bu dezavantajlar; kullanıcılar için değil belki ama bunun altındaki teknik ekip için, ki yaşanan zorluklar. Mesela hız ve performansı daha zayıf, yani bankacılık işlemleri daha hızlı yani burada belki başka bir videoda birini anlattırırsınız işte bloklar yazılıyor, hash’ler yazılıyor. O hash bir sonraki blokta o hash geçerli. Sonra o hash‘ler birikiyor, artıyor. Şimdi biz bunu Bitcoin alıp satarken hash’ten benim haberim yok. Ben basıyorum, alıyorum. Bizim için bir uygulama zorluğu olmuyor ama onun altında çalışan teknik ekip için hız zorluğu var. İşte performans daha çok harcaması lazım, öyle bir zorluk var. Bu kadar işlem yaptığı zaman, elektrik harcıyor. Hatta bazı bunu araştıran şeyler de var. Bitcoin yapımında harcanan elektrik dünyadaki bir x şehrin hatta öyle bir şey okumuştum bir şehrin 1 yıllık elektriğini sadece bitcoin’in üretilmesine harcanıyor gibi. Yani uygulama maliyeti yüksek sen onu öğretirken harcadığın elektrik kullandığın server, bilgisayar bir sürü maliyet gerektiriyor. Sonra mesela biz yanlış bir işlem yaptık diyelim bankada hani yine bitcoin’e dönelim. Onu düzeltebiliriz yani ama bitcoin’de öyle değil. Dediğimiz gibi işte farklı bloklar birbirine kenetleniyorlar. Bir önceki bloğun verisi bir sonraki blokta. Siz diyelimki yanlış bir işlem yaptınız arkasından 3 blok daha geldi, size öbür bloktakini nasıl çözeceksiniz. Zaten siz yazılımcı değilsiniz onu yazılımcı yapacak. Bir de veri değişikliğinin zor olması, yani imkânsız değilmiş ama tabi biraz daha teknik bir şey çok zor. Bu hatayı düzeltemiyoruz. Böyle zorlukları var, aynı zamanda dezavantajları da burada zorlukları oluyor ama uygulama için değil de bunun altyapısıyla uğraşan teknik ekip için böyle zorluklarımız var.

İşletmeler Blokchain Teknolojisini Bünyelerinde Uygulamaya En İyi Şekilde Nasıl Hazırlanabilirler?

Bunun için araştırma geliştirme departmanı olması gerekli ama Türkiye’deki işletmelerde araştırma geliştirme departmanları pek yok. Olanlar da çok etkin değil hatta benim bir tez öğrencim bir şirketin araştırma geliştirme departmanında çalışıyordu. Çok iyi bir bütçe verilmediğini söylüyordu, bir şeyler yapalım diyorlar ama fazla da para ayırmayalım. Şimdi böyle bir teknolojiyi şirketinde uygulamak istiyorsan, iyi bir araştırma geliştirme departmanın olmalı, buraya bütçe ayırmalısın. Mutlaka çok iyi bir ekip olmalı. Onlara da ayrı bir maaş vermelisin. Bu ara haberleri izliyoruz, televizyon haberleri değil de takip ediyorsanız gelişmeleri, bir yazılımcı bulmanın ne kadar zor olduğu ile ilgili yazılar var. Bir yazılımcının 70 bin lira istediği falan yani bir de yüksek para vermen lazım bunlara. Bunlarla da uğraşmıyor işletmelerimiz kâr amaçlı, yani en küçük şeyde haberler izliyorsunuz işte asgari ücrete zam geldi. Mikrofon tutuyorsun hemen diyor ki şirket sahibi ben bunu kaldıramam, işçi çıkarmam lazım. Yani böyle bir firma yapısında adam niye ARGE’ye para ayırsın, tek bildiği işçi çıkarmak. Yani o yüzden Türkiye’deki işletmeler için benim düşüncem en iyi şekilde nasıl hazırlanırlar; işte gündemi takip ederler, teknolojiyi takip ederler, kendi sektörlerinde bu teknoloji ile ilgili gelişmeleri öğrenirler, bu gelişmeleri de uygulayıp uygulamayacaklarını öğrenerek, uygulayabiliyorlarsa uygular. Bu şekilde yoksa ARGE için çok yüksek para ayırıp ve bu yüksek para sonsuzda kalabilir. Yani bir buluş yapmak, bir şey gerçekleştirmek kolay değil. Yıllarca uğraşırsın, hiçbir şey geliştiremeyebilirsin. O yüzden bence Türkiye’de yapılacak en iyi şey teknoloji takip edip, kendi sektöründe bunu uygulayıp uygulamayacağını bulmak; uygulayacak şirket varsa onlarla görüşmektir diye düşünüyorum.

Bir Akademisyen Olarak Blockchain Teknolojisinin Kullanım Alanlarının Yaygınlaşmasında Üniversitelerin Nasıl Rol Oynaması Gerektiğini Düşünüyorsunuz?

Şimdi burada şöyle bir durum var artık. Bir teori vardı şimdi unuttum ama bilgi geometrik olarak artıyordu. Yani 2 iken 4 ya da 4 iken 16 oluyor. Bir teori vardı.

Şu x yılına geldiğimizde 30 dakikada bir her bilgi eskimiş olacak diye bir şey söylüyorlardı. Az çok onu yaşıyorum. Mesela yüksek lisanstayken bir makale yazıp yollaman, onun çıkması falan bir yıl alıyordu, bazen daha fazla. İşte o basıldıktan sonra birileri okuyordu onu, okuduktan sonra geliştiriyordu, ikinci yılda gelişiyordu mesela. Şimdi şöyle bir şey var; dergiler zaten PDF yayınlıyor internet üzerinden ve bir makale eskiden, yani yolladın, kabul aldı, o bir kitap gibi yani basılı olarak gelmesi lazımdı sana. Şimdi kabul oluyor mesela kabul aldı diyelim ki bugün ama 2024’te basılacak, onu öngörüme koyuyorlar yani pdf’i koyuluyor ama daha basılmadı anlamında. Birisi onu okuyor daha o basılmadan, onu çürüten veya geliştiren bir makale yazıyor. O da 3 ay sonra basılıyor. Şimdi ben gözümle artık bir yıllık sürecin 3 aya 2 aya belki daha da aşağı düştüğünü gördüm. Yani ben ekonometride mesela bizim testlerimiz var işte, yapısal kırılmayı test eden bir test var x kişi onu geliştiriyor. Sonra bu girer girmez internete, hemen başkası o diyor büyük örneklem de çalışmamaktadır, büyük örneklemde XU testi gerekmektedir diye bir makale yazıyor, aradan 2 ay geçmemiş. Bu, bu hızla devam ederse gerçekten yarım saatte bir bilgiler eskiyecek.

Şimdi ikinci olayda şu oldu. Eskiden üniversiteler bir şeyler geliştirir, bu sektörde uygulanırdı. Şimdi tabi laboratuvar kurmak falan bunlar da daha değişik yani kurumlarda kurmaya başladı. Blockchain’i mesela bir üniversite geliştirmedi. Blockchain’i geliştirenin kim olduğunu bile bilmiyoruz, biri veya birileri bunu geliştirdi ve bütün dünyada artık kullanılıyor. Üniversitenin bunu öğrenmesi gerekiyor, yani artık üniversite üretip insanlar öğrenmiyor, insanlar ürettiğini üniversitenin öğrenmesi gerekiyor. Üniversitenin alacağı rol de takip etmek bunları. Bence derslerde falan okutup insanları anlamasını sağlamak, sonra geliştirebilirse geliştirmek. Ama bence öncelikle bunu yani öğrencilere öğretip, yaygınlaşması anlaşılmasını sağlamak görevi daha önemli diye düşünüyorum.

Editör Notları

Blockchain teknolojisinin farklı sektörlerde nasıl kullanıldığını keşfetmek istiyorsanız Erginbay Bey’in “Blockchain Kullanım Alanları” kitabını mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. Ayrıca Erginbay Bey’i Twitter ve LinkedIn üzerinden takip edebilirsiniz.

DigiPodcast’in tüm bölümlerine Anchor ve YouTube üzerinden ulaşabilirsiniz.

Bir sonraki röportajda görüşmek üzere👋

Gelişmelerden Haberdar Olun

Digicentralized sizlerin istek ve ihtiyaçlarına göre her geçen gün kendini geliştiren bir platformdur. Yolculuğumuzu yakından takip etmek ve yeni hizmetlerimizden haberdar olmak için hemen mail listemize abone olun.

[tds_leads btn_horiz_align="content-horiz-center" pp_checkbox="yes" pp_msg="SSd2ZSUyMHJlYWQlMjBhbmQlMjBhY2NlcHQlMjB0aGUlMjAlM0NhJTIwaHJlZiUzRCUyMmh0dHBzJTNBJTJGJTJGZGlnaWNlbnRyYWxpemVkLmNvbSUyRnByaXZhY3ktcG9saWN5JTJGJTIyJTNFUHJpdmFjeSUyMFBvbGljeSUzQyUyRmElM0Uu" tdc_css="eyJhbGwiOnsibWFyZ2luLWJvdHRvbSI6IjAiLCJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZSI6eyJkaXNwbGF5IjoiIn0sImxhbmRzY2FwZV9tYXhfd2lkdGgiOjExNDAsImxhbmRzY2FwZV9taW5fd2lkdGgiOjEwMTksInBvcnRyYWl0Ijp7ImRpc3BsYXkiOiIifSwicG9ydHJhaXRfbWF4X3dpZHRoIjoxMDE4LCJwb3J0cmFpdF9taW5fd2lkdGgiOjc2OCwicGhvbmUiOnsiZGlzcGxheSI6IiJ9LCJwaG9uZV9tYXhfd2lkdGgiOjc2N30=" input_border="0" input_radius="eyJhbGwiOiI2cHggMCAwIDZweCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjVweCAwIDAgNXB4IiwicG9ydHJhaXQiOiI1cHggMCAwIDVweCJ9" btn_bg="#10bf6b" btn_bg_h="#333237" f_btn_font_family="420" f_btn_font_size="eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMiJ9" f_btn_font_line_height="eyJhbGwiOiIzLjYiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIzLjMiLCJwb3J0cmFpdCI6IjMuMyJ9" f_input_font_line_height="eyJhbGwiOiIzLjYiLCJsYW5kc2NhcGUiOiIzLjMiLCJwb3J0cmFpdCI6IjMuMyJ9" f_input_font_family="420" f_input_font_size="eyJhbGwiOiIxMyIsImxhbmRzY2FwZSI6IjEyIiwicG9ydHJhaXQiOiIxMiJ9" input_padd="eyJhbGwiOiIwIDE1cHggMXB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiMCAxM3B4IDFweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCAxMHB4IDFweCJ9" btn_padd="eyJhbGwiOiIwIDE1cHggMXB4IiwibGFuZHNjYXBlIjoiMCAxM3B4IDFweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCAxMHB4IDFweCJ9" btn_radius="eyJhbGwiOiIwIDZweCA2cHggMCIsImxhbmRzY2FwZSI6IjAgNXB4IDVweCAwIiwicG9ydHJhaXQiOiIwIDRweCA0cHggMCJ9" pp_check_color="#a0a0a0" pp_check_square="#000000" pp_check_border_color="rgba(16,191,107,0)" f_pp_font_family="420" pp_check_bg="rgba(255,255,255,0.6)" pp_check_size="eyJhbGwiOjE0LCJsYW5kc2NhcGUiOiIxMyIsInBvcnRyYWl0IjoiMTMifQ==" msg_composer="" f_title_font_family="420" msg_space="eyJsYW5kc2NhcGUiOiIwIDAgMTBweCIsInBvcnRyYWl0IjoiMCAwIDEwcHgifQ==" f_title_font_size="eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxMCJ9" f_msg_font_size="eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTAifQ==" f_pp_font_size="eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxMCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTAifQ==" pp_space="eyJsYW5kc2NhcGUiOiIxNCIsInBvcnRyYWl0IjoiMTAifQ==" pp_check_color_a_h="#ffffff" input_placeholder="Email adresiniz" btn_text="Abone ol"]

Son Yazılar

- Advertisement -

Bunları da okumak isteyebilirsiniz...